Hiç düşünmeyin “Biz bu Fransa’ya ne yaparız?” diye.
Daha doğrusu “Bu hükümet acaba ne yapar?” diye.
Kendinizi hiç yormayın. Neden mi?
Sorarım size.
Süleymaniye’de askerlerimizin başına ABD çuval geçirince ne yaptılar?
Sorarım size.
Barzani, “Türklere kedimi bile vermem” dediğinde ne yaptılar?
Sorarım size.
Marmara gemisinde vatandaşlarımız katledilince ne yaptılar?
Sonuç ne oldu.
Kocaman bir hiç. HİÇ BİRŞEY olmadı. Herkesin yaptığı yanına kaldı.
Gerçi hükümet taraftarlarına bu üç örnek yetersiz gelir.
Ne yapalım. Bizim onurumuz ve şerefimiz bu olanları
kaldırmıyor sayın okuyucularım.
Fransa’nın derdi başka gibi aslında. İleriki aylarda bunun kokusu çıkar. Ülkemizde ki yatırımlarını daha ucuza mal edebilecekleri
bir yerlere mi taşımak istiyorlar acaba.
Özellikle “bir yer” dedim ve ülke adı telaffuz etmedim. Gerçi bunların eli başka, kolu başka oynar.
Kaddafi’de Eiffel Kulesinin bahçesinde çadır kurmuştu. Sonu malum.
Cezayir’de, Bosna’da, Hocalı’da, Kerkük’te, Irak’ta, Afganistan ve Libya’da olanlar oldu. Olmayada devam ediyor. Milyonlarca masum insan katledildi, katlediliyor. Ruanda, Etiyopya ve Somali’yi kimse bilmez bile. Hele hele Çin’deki Uygur Türklerinin başlarına nelerin geldiğini…
Saydığım yerlerde olanlar ortadayken. Bizim de suçlu değil, haklı olduğumuz bir konuda bu kadar alaşağı edilmemizin sebebi ortadadır.
Dış politikamızın sıfır sorunla götürülmesidir. Sıfır sorun politikasının geldiği nokta ortadadır. Sıfır komşu, sıfır sorun.
Bu arada yeni yıla girmemize bir haftadan az kaldı.
Yeni yılda bizleri bekleyen sorun ve çözümleri, iyi şeyler ne olacak bilemiyorum.
Ama hükümettekilerin yeni yıldan ne beklediklerini sanırım tahmin edebilirim.
1- Daha çok demokrasi.
2- Gözaltı ve tutukluluk sürelerinin artması.
3- Daha çok özel mahkemenin kurulması.
4- Sahte delillerin, gerçek diyerek yutturulduğunun ortaya çıkmaması.
5- Daha çok maaş. Durun durun sanırım o işi geçen gün hallettiler.
6- Yandaş basın oranının % 99,5’tan %1000′e çıkarılması. Yazım hatası değil dış basını da işin içine kattım. Malumunuz Büyük Türkiye.
7- Okuduğunuz gibi anayasayı unutmuyorum. Daha Demokratik Anayasa. Tekrar yazıyorum. Hangi maddenin karşılığına, hangi yeni madde
gelecek tek tek açıklasınlar.
Bu arada, yılın son ayına sığdırılan işçi ve sağlık çalışanlarının grevine, Emek Sineması eylemine ve Büyük Fenerbahçe Mitingine en azından bu iki satırla desteklerimi sunduğumu ve özelliklede Ogün ALTIPARMAK’a yaptığı coşkulu konuşmasından dolayı saygılarımı sunarım.
Sizlerin yeni yılını kutlar. Cumhuriyetimizin adının, ilkelerinin, temellerinin ve değerlerinin daha az kirletildiği bir yıl olması dileğiyle.
Sağlıcakla kalın…
Popularity: 3% [?]
İlgili Haberler:
- Serkan GÖKALP – Sözün Özü – Bedelli, Adalet ve Kalkınma
- Serkan Gökalp – Sözün Özü – Biz Hangi Milletiz?
- Serkan Gökalp – Sözün Özü – Nefes!
- Serkan GÖKALP – SÖZÜN ÖZÜ – Artık Milletten Çok Uzaktalar
- Serkan GÖKALP – Sözün Özü – PAROLA: VATAN İŞARETİ: NAMUS
- Serkan GÖKALP – SÖZÜN ÖZÜ – Bizim Çocukların , (SOS)yal Devlet’i!
- Serkan Gökalp – SÖZÜN ÖZÜ – Ayrışmayalım
- Serkan GÖKALP – SÖZÜN ÖZÜ – Bir Şey…
- Serkan GÖKALP – SÖZÜN ÖZÜ – Aynada ki, Yürekli İnsan
- Serkan Gökalp – Sözün Özü – Bayram Gelmiş Neyime!












Sayın Serkan Bey,
Çok söyledim, diye belki GINA gelmiştir!
Olsun bir daha söyleyeyim!…
Sizin yazılarınızı zevkle okuyorum. Ancak uzun aralıklarla yazıyor olmanız benim gibi yazılarınıza tutkun olanlarda kırgınlık yaratıyordur! Bunun farkında olup olmadığınızı bilmiyorum!
En azında durumu size anımsattım.
Bu yazınız da güzel…
Gerçi iktidarın olumlu iş ve işlemlerinden söz etmemiş olmanız, adeta taraflı davrandığınız intibaını vermekte ama, siz bilirsiniz…
Benim gibi birkaç arkadaşımla birlikte yazılarınızı bekliyoruz.
Tabii ki öyle uzun aralıklarla değil!…
Teşekkürler, mutluluklar…